11 Mayıs 2016 Çarşamba

CÜMLENİN ÖGELERİ

Cümle, bir düşünceyi, bir dileği, bir haberi ya da duyguyu tam olarak anlatan, bir veya birden çok sözcükten oluşmuş anlatım birimidir. Cümle içindeki sözcüklerin tek başlarına ya da diğer sözcüklerle grup oluşturarak yaptıkları göreve de öge denir.
Cümlenin oluşumu için çekimli bir fiil ya da ek fiille çekimlenmiş isim soylu bir sözcük gerekir. Bu iki unsurdan birinin özelliklerine sahip bir sözcük, bir cümleyi oluşturmak için yeterlidir.
Cümlenin öğeleri, temel ögeler, yardımcı ögeler ve ara sözler olmak üzere üç temel grupta incelenir:

1. Temel Ögeler

Bir düşünceyi, bir dilek ya da duyguyu söz veya yazı ile anlatabilmek için en az iki öge gereklidir. Bunlar yüklem ve öznedir. Bunlara cümlenin temel öğeleri denir.

1.1. Yüklem (Fiil, Eylem)

Cümledeki işi, hareketi, yargıyı bildiren çekimli unsura yüklem denir. Yükleme, cümlede yargı bildiren çekimli öge de diyebiliriz. Yüklem, yukarıda belirttiğimiz gibi, cümlenin temel öğesidir. Yani yüklem olmadan cümle de oluşmaz.
 

NOT: Yüklemi bulmak için herhangi bir soru yoktur. Fiiller ya da isim soylu sözcükler çekimlenerek bu görevi üstlenir. Yüklem bir sözcükten oluşabileceği gibi sözcük grubundan da oluşabilir.

1.2. Özne

Yüklemin bildirdiği iş, oluş ya da durumu yapan ve­ya cümledeki olanı karşılayan ögeye özne denir. Özne, cümlenin temel öğesidir; ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.
Özne, fiil cümlelerinde işi yapandır. İsim cümlelerin­de bir eylem bulunmadığı için özne, yüklemin bil­dirdiği durumda olandır. Özne, yükleme sorulan “kim, ne?” soruları ile bulunur. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, özne sorusunu yükleme “yapan kim, olan ne?” biçimlerinde sormamız daha doğru olur.

» Özne; gerçek özne, gizli özne ve sözde özne olmak üzere üç grupta incelenir:

1.2.1. Gerçek (Açık) Özne

Yüklemin bildirdiği yargıyı gerçekleştiren ya da yargının konusu olan varlığın cümlede açıkça ifade edildiği öznedir.

1.2.2. Gizli Özne

Cümlede bir sözcük ola­rak bulunmayan, yüklemin çekiminden anlaşılan öznelere gizli özne denir.

1.2.3. Sözde Özne

Eylemin kim tarafından yapıldığı belli olmayan cüm­lelerde işten etkilenen unsur özne kabul edilir. Böyle öznelere sözde özne denir.
 

 
 












SIFATLAR (ÖN ADLAR)
SIFATLAR (ÖN ADLAR) :


SIFAT : Adların önüne gelerek onları çeşitli yönlerden niteleyen ya da belirten sözlerdir.
  Örnek :
İyi insan, üç çocuk, bulanık su, bazı kitaplar, hangi ev
Örneklerde de görüldüğü gibi sıfatlar, bir adın önüne gelerek onu niteleyen, belirten onları çeşitli yönlerden gösterip sınırlayan bir sözcük çeşididir. Bir sözcüğün sıfat görevi kazanabilmesi için mutlaka bir adın ya da zamirin önüne gelerek onu nitelemesi ya da belirtmesi gerekir.
Görevlerine Göre Sıfatlar :
Niteleme Sıfatları : Bir adın önüne gelerek onu durum, renk ve biçim yönünden gösteren onu çeşitli özellikleriyle belirleyen bir sıfat çeşididir.
Örnek :
mavi gömlek, siyah pantolon, gri bulutlar    (renk)
çalışkan öğrenci, yaşlı adam, solgun yüzler           (durum)
uzun boy, dar giysi, geniş salon                (biçim)
Belirtme Sıfatları : Adların önüne gelerek onları işaret, belgisizlik, soru ve sayı yönünden gösterip belirten bir sıfat çeşididir. Belirtme sıfatları, adları belirtmedeki farklılıklarına göre kendi içinde dört ana gruba ayrılarak incelenir :
İşaret Sıfatları : Adları işaret yoluyla gösterip belirten bir sıfat çeşididir.
Örnek :  bu ev, şu sokak, o yıllar, öteki kapı, diğer elbise, beriki adam
İşaret Sıfatlarının Özellikleri :
 İşaret sözcükleri, bir adın önüne gelerek onları işaret yoluyla gösterirse, işaret sıfatı; bir adın yerini tutacak biçimde kullanılırsa, işaret zamiri olur.
Örnek :
O kitabı ben de okudum.
İşaret Sıfatı
Onu, ben de okudum.
İşaret Zamiri 
 İşte” sözcüğü doğrudan işaret sıfatı olarak kullanılabileceği gibi bir işaret sıfatının başına gelerek onun anlamını pekiştirebilir.
Örnek :            İşte Halep, işte arşın.    İşaret sıfatı.
İşte bu adam.                     İşaret  sıfatının anlamını pekiştirir.
Belgisiz Sıfatlar : Bir adın önüne gelerek onu sayı, ölçü, miktar ve özne yönünden tam ve kesin olarak değil de aşağı yukarı, belli belirsiz bir biçimde gösteren sıfat çeşididir. Örnek :             Birkaç soruma cevap veremedi.
Birçok sorunum var, hangisini çözeceksin?
Kimi insan, artık böyle düşünmüyor.
Bütün çocuklar güzeldir.
Fazla mal göz çıkarmaz.
Öğretmen, her insana güvenilmeyeceğini söyledi.
Belgisiz Sıfatların Özellikleri :
ü       “Her, birkaç, hiçbir, herhangi, bir, biraz” gibi belgisiz sözcüklerinden sonra gelen adlar çoğul eki almadan kullanılır.
ü       Örnek :  Her insan böyle düşünmez.
Birkaç kitap okumakla adam olunmaz.
ü       Bütün, kimi, bazı” belgisiz sözcüklerinden sonra gelen adlar tekil de çoğul da kullanılabilir.
ü       Örnek :      Bütün ağaçlar çiçek açtı.
Kimi kitaplar işe yaramaz.
Bazı çocuk ders çalışmayı sevmez.
ü       “Bir” sözcüğü, bir adın önüne gelerek ona “herhangi bir” sözcüğünün anlamını katarsa “bir” sözcüğü belgisiz sıfattır; “tek” anlamını katarsa, sayı sıfatı olur. Örnek:            Bir bayram onu ziyaret edelim.        Belgisiz sıfat
Testte yalnızca bir soruyu çözememiş.   Sayı sıfatı
Soru Sıfatları : Bir adın önüne gelerek onu soru yoluyla gösterip belirten, bir sıfat çeşididir. Soru sıfatları, adların özelliklerini, sayısını, yeriyle ilgili açıklamaları soru yoluyla  gösteren bir sıfat çeşididir.
Örnek :  Nasıl bir ev istiyormuş?
Soru Sıfatı
Sınıfta kaç öğrenci vardı?
Soru Sıfatı
Oraya hangi yoldan gidilir.
Soru Sıfatı                                             Asansör kaçıncı kata çıktı?
Soru Sıfatı
Babası ne yapıyormuş?
Soru Sıfatı
Soru Sıfatlarının Özellikleri :
ü       Soru sözcükleri, bir adın önüne gelerek, onu soru yoluyla belirtirse soru sıfatı; bir adın yerini tutacak şekilde kullanılırsa soru zamiri; bir eylemin önüne gelip, onun anlamını pekiştirip sınırlarsa soru zarfı olur.
ü       Örnek :
Çocuk ne işle uğraşıyor.                 Soru sıfatı
Çarşıdan sana ne alayım?               Soru zamiri
Buralarda ne dolaşıp duruyorsun.     Soru zarfı.
ü       Soru sıfatları, her zaman cümleye soru anlamı vermez.
ü       Örnek :
Hangi okula gidiyormuş?                 Soru anlamı verir.
Hangi okula gittiğini bilmiyorum.       Soru anlamı vermez.
Sayı Sıfatları : Sayı adlarıyla sayı adlarından “-inci, -ar(-er), -ız(-iz)” ekleriyle türemiş sözcükler bir adın önüne gelerek, o adı, sayı yönünden gösterip belirtirse, sayı sıfatı olur. Ayrıca, “ilk” ve “son” sözcükleri sıralama bildirdiği için adların önünde yer almaları halinde sayı sıfatı olur. Sayı sözcükleri, aslında bir addır. Bunlar, bir adın önüne gelerek kullanılırsa, sıfat olma özelliği kazanır.
Örnek :
İki    kişi yolda önünü kesmiş.                                                                                             Sıfat  Ad
Sayı sıfatları, görevleri yönünden beşe ayrılır :
Asıl sayı sıfatları :  Adların sayısını gösterir.
Örnek : beş kalem, üç çocuk, bin lira
Sıra sayı sıfatları : Sayı sözcüklerine ”-inci” eki getirilerek onlara sıra anlamının verilmesidir.
Örnek :  dördüncü kat, üçüncü sokak, ikinci sınıf
Üleştirme sayı sıfatları : Sayılara “-ar, -er” ekinin getirilmesiyle onlara paylaştırma ve eşitlik anlamı veren bir sıfat çeşididir.
Örnek :  ikişer elma, yüzer lira, birer elbise
Kesir sayı sıfatları : Adların kesir bildiren sayılarla gösterilmesidir.
Örnek :  yüzde elli kar, üçte bir hata, yüzde on şans
Topluluk sayı sıfatları : Sayı sözcüklerine “-ız, -iz” ekinin getirilmesiyle onlara topluluk anlamı veren bir sıfat çeşididir.
Örnek : ikiz çocuklar, beşiz bebekler
Yapılarına Göre Sıfatlar : Sıfatlar yapıları yönünden üçe ayrılır:
ü       Basit Sıfatlar : Kök durumunda olan sıfatlardır.
ü       Örnek :  iki sandal, eski yüzler, bu ev
ü       Türemiş Sıfatlar : Ad ya da eylem tabanlarına çeşitli yapım eklerinin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır.
ü       Örnek  bulanık su, bitkin yüzler, kapıdaki nöbetçi, susuz yaz
ü       Bileşik Sıfatlar :  Birden çok sözcüğün, birleşmesinden oluşan sıfatlara yapıları yönünden bileşik sıfat denir. Bileşik sıfatlar iki grupta incelenir.
Ø       Kaynaşmış Bileşik Sıfatlar :  Anlam olarak bir tek kavramı gösterdiği için biçimce bileşik yazılan sıfatlardır.
Ø       Örnek :  yalın-ayak çocuklar, boş-boğaz kadınlar
Ø       Kurallı Bileşik Sıfatlar :  Biçimsel olarak ayrı yazılmalarına karşın belli bir kurala bağlı olarak anlamca kaynaşmış olan sıfatlardır.
Kurallı bileşik sıfatlar genel olarak şu yollarla yapılır :
Bir sıfat tamlamasında tamlanan durumundaki ada “-lı, -li” ekinin getirilmesiyle :
Örnek :
Sıfat tamlaması                   sıfat tamlaması
Büyük kapı-lı  ev                 güzel göz-lü  kız
Sıfat             Ad                       Sıfat        Ad
Sayı sıfatlarıyla kurulan sıfat tamlamalarında tamlanan durumundaki ada -     lı, -lik ekinin getirilmesiyle:
Örnek :  Sıfat tamlaması                 Sıfat tamlaması
On yıl-lık  bekleyiş               iki ay-lık süre
Sıfat                  Ad                            Sıfat   Ad
Bir takısız ad tamlamasında, tamlayan durumundaki ada “-lı, -li” ekinin getirilmesiyle : Örnek :  Takısız ad tamlaması                   Takısız ad tamlaması
Mermer sütun-lu saray                                deri mont-lu çocuk
Sıfat               Ad                                 Sıfat         Ad
Bir sıfat tamlamasında adla sıfatın yeri değiştirilerek ada üçüncü tekil kişi iyelik eki (-i, -si) getirmesiyle :
Örnek :      yıkık duvar        duvarı yıkık ev
Sıfat tamlaması
Kırık cam    camı kırık pencere
Sıfat tamlaması
Ayrılma (-den) durum eki almış bir addan sonra kullanılan ad eylemler birleşik sıfat oluşturur.
Örnek :                  baba-dan kalma ev
Sıfat            Ad
Ana-dan doğma sakat
Sıfat              Ad
Sıfatlarla İlgili Özellikler :
San (Unvan) Sıfatları : İnsan adlarıyla birlikte kullanılır. İnsanların rütbe, derece ve sosyal durumlarına göre onların adlarına eklenen saygı, tanıtma sözcükleridir. Kişi adlarının başında veya sonunda ya da hem başında hem de sonunda kullanılabilirler. Örnek :     Bekir Sıtkı Bey
Damat Ferit Paşa
Doktor Ahmet Bey
Profesör İsmail Hakkı
Gazi Osman Paşa
Sıfatlarda Pekiştirme : Niteleme sıfatlarının anlamını güçlendirmek amacıyla onların pekiştirilmesidir. Niteleme sıfatları, iki şekilde pekiştirilir:
a)      Niteleme sıfatındaki ilk ünlünün sonuna “m,p,r,s” ünsüzlerinden uygun olan birinin getirilmesi yoluyla:
Örnek :  tertemiz ev, bembeyaz gömlek, upuzun boy, masmavi deniz
b)      İkileme yoluyla :
Örnek :  eğri büğrü yollar, pırıl pırıl su, irili ufaklı taşlar, sarı sarıliralar

Sıfatlarda Küçültme : Niteleme sıfatlarının sonuna “-cik, -cek, -ce, (-i)msi ve        (-i)mtrak” eklerinden uygun olan birinin getirilmesiyle onların anlamlarında ve derecelerinde bir azalma ve daralmanın meydana gelmesidir.
Örnek :